Menü
  • Fikri Bağımsızlık
  • Intellectual Independence
  • ا لا ســتقلا ل ا لفكــر ي
  • İbn Haldun Üniversitesi'nin aylık gazetesidir.
  • Açık Medeniyet Gazetesi

O Jerusalem! Kudüs Ey Kudüs

Şehirlerin çiçeği, Müslümanların ilk kıblegâhı, Hazreti Fahri Âlem Efendimizin (s.a.v.) tüm peygamberân-ı izam aleyhimüsselam efendilerimize imamlık edip, yüzyılların ibadet ve adanmışlıklarının kokusunun sindiği, taşlarından Miraç’a yükseldiği, dünyanın miadı dolduğunda topraklarında mahşer ve menşerin gerçekleşeceği mübarek belde Kudüs-ü Şerif; en başta Bir Allah’a safiyane imanın tek hakiki temsilcisi olan Müslümanların ardından da inançla hayat bulan bütün insanlığın ortak mirası, şüphesiz.

Biz Türklerin ise bu konuya Kudüs’ün son Müslüman idarecileri olmamız ve Kudüs’ün Osmanlı’nın tam da yüz yıl önce bu günlerde o topraklardan hazin bir şekilde çekilmesinin ardından bugüne gelene kadar hâlen hukuken hiçbir devletin meşru olarak hükümranlığına girmemiş olması gerçeğiyle beraber çok daha derin duygularla yaklaştığımız vakidir. ABD Başkanı’nın geçtiğimiz günlerde, 100 yıl önceki Balfour Deklarasyonunu anımsatan küstah bir şekilde vermiş olduğu meşum karar, bizde mevcut olan Kudüs hassasiyetlerini kabarttı ve memleket genelinde infiale yol açtı. Şükür ki hâlâ hissizleştirilebilmiş olmadığımız için necip milletimiz dünyanın Filistin’den Arakan’a, Türkistan’dan Somali’ye farklı köşelerinde baş gösteren zulümlere ve felaketlere tepkisiz kalmıyor, bu adaletsizliklere karşı mazlumların sesi olup, elinden geldiğince darda olanlara el uzatmaya çalışıyor.

Bu muhakkak ki şayan-ı takdir bir olgudur. Ancak görünen o ki, zaman zaman zirveye çıkan bu hassasiyetlerimiz çoğu zaman hassasiyet sergilediğimiz meseleye dair toplumumuzun çeşitli kesitlerinden ve bilhassa bilgi üretimi süreçlerine dâhil fertleri tarafından girişilen derin bir çözümleme çabası, kapsamlı bir anlayış inşası ve önce fikrî çevrelerde sonra da halk içinde eldeki meseleye dair sistemli bir yaklaşım oluşturulması neticesine gelemiyor. Sıkıntıları bizim tahlil edip, bizlerin bakış açısından ne kendi halkımıza Türkçe olarak yetkin bir şekilde ne de uluslararası camiaya hamasete boğulmayan bir üslupla aktarabildiğimizi söylemek maalesef güç. Hâl böyle olunca da Filistin meselesi gibi sıcak mesele edindiğimiz bir konuda bile ilk başvurmamız gereken kaynaklar bizlerin yahut bir anlatıya sahip olmama bakımından benzer bir durumda olan dünyadaki mazlum insanların telif ettiği eserler değil, hâkim paradigmanın Batı dili konuşan akademisyen ve kalem erbabının yazdığı eserler oluyor.

Tabi demek istediğimiz Batılı şahısların dünya meseleleri hakkında yazdığı eserlerin başvuru kaynağı olamayacağı değil, bu yazımıza ilham kaynağı olan ve hakikaten de biri Fransız biri Amerikalı iki meşhur gazeteci-araştırmacının beş senelik yoğun mesailerinin ürünü olan Kudüs, Ey Kudüs (Collins, Larry, and Dominique Lapierre. O Jerusalem! Simon and Schuster, 2007) kitabı Kudüs Meselesinin geçtiğimiz asırda Siyonist Devletinin kurulmasıyla almış olduğu seyri anlayabilme için elzem bilgileri şaşırtıcı derecede bir tafsilatla okuyucuya sunuyor.

Muhakkak ki konuyu gerçekliğe daha sadık bir şekilde kavrayabilmek için kitabın eleştirel bir tutumla okunması ve ulaşılabilen bilhassa Filistinli ve Arap kaynaklarla karşılaştırılması gerekiyor. Bu karşılaştırmalı okuma hususunda da sizleri Kudüs Ey Kudüs kitabını ısrarla tavsiye eden gazeteci Taha Kılınç Beyefendi’nin, “Kudüs… Ey Kudüs, yeniden” başlıklı Yeni Şafak’ta çıkan köşe yazısına yönlendirmek istiyorum.

Kudüs’ü evvela anlamak, sonrasında da özgür olarak görmek dileğiyle. 

----

İbn Haldun Üniversitesi Medeniyetler İttifakı Enstitüsü Araştırma Görevlisi.