Menü
  • Fikri Bağımsızlık
  • Intellectual Independence
  • ا لا ســتقلا ل ا لفكــر ي
  • İbn Haldun Üniversitesi'nin aylık gazetesidir.
  • Açık Medeniyet Gazetesi

Kendi dilinden 10 başlıkta Ömer Faruk Harman

Söğütlü olmak…
Bilecik/Söğüt/Harmanköy’de doğdum (1950). Doğduğum köy, tarihte Harmankaya diye geçen tarihi bir yerleşim yeridir ve Osman Gazi’ye dostluğu ile bilinen Köse Mihal’in kabri de buradadır. Osmanlı Devletinin kurulduğu bu topraklardan yani Söğüt’ten olduğum için de ayrıca gurur duyarım.

Dedelerim…
Köyde ailemiz “Hocalar” sülalesi diye bilinir çünkü dedemin dedesinden bu yana hep köydeki cami ve medresede hocalık yapmışlardır. Dedemin dedesi Ömer Efendi, Şeyhülislam Musa Kazım’ın sınıf arkadaşı olup Doğu Eyaletleri ser vaizliği yapmıştır. Sonraki dedelerim de İstanbul’da medreselerde okuyup, icazet almış ve Harmanköy’de bulunan ve bütün çevre köylere hitap eden medresede talebe okutmuş ve camide görev yapmışlardır.

İstanbul İmam Hatip yılları…
İlkokulu köyde okuduktan sonra babam beni, din tahsili yapmak üzere İstanbul İmam Hatip Okuluna getirdi (1961). İstanbul İmam Hatip Okulunda çok değerli hocalardan ders alma şansım oldu. Daha birinci sınıfta dersimize gelen, rahmetli Hüseyin Karagözoğlu, bir gün derste benim defterimdeki Arapça yazıları görünce, “Evladım! Şu harf şöyle yazılacak ve satır altına düşmeyecek. Gel ben sana hat dersi vereyim!” dedi ve uzun süre bana hat dersi verdi ve zaman zaman da var mı yok mu diye sormadan cebime harçlık koyardı. Bir defasında da Fransızca hocam rahmetli Sabahattin Yetişen, beni Tahtakale’ye götürerek, bir mağazadan pardösü aldı ve tekrar okula döndük. O zamanki hocalar sadece derslerle değil, öğrencinin her hâliyle ilgilenir ve hasbî olarak ilave ders okuturlardı. İkinci sınıfta iken ücretli derse gelen Ezher mezunu Ahmet Muhtar Büyükçınar hoca bir grup oluşturdu ve bize okul dışında yıllarca devam eden Arapça ve diğer dinî ilimleri okuttu. Hayrettin Karaman, Tayyar Altıkulaç, Bekir Topaloğlu gibi hocalar bize derse geldi.  

Yüksek tahsil yılları…
İstanbul İmam Hatip Okulunu bitirdiğimde (1968) okulumuz, lise dengi değildi. Bir grup arkadaş dışarıdan lise bitirme sınavlarına girerek lise diploması almak, İmam Hatip diplomasıyla Yüksek İslam Enstitüsüne girerek dinî tahsilimizi ilerletmek, alacağımız lise diploması ile de Batı ilimlerini öğrenmek, sonra da müşterek çalışmalar yapmak amacıyla dışarıdan lise bitirme sınavlarına girdik. 1968’de İmam Hatip okulunu bitirip İstanbul Yüksek İslam Enstitüsüne; 1969’da Pertevniyal Lisesini bitirerek İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümüne girdim. 1972’de İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünden, 1973’te de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünden mezun oldum.

Kütüphane memuriyetim…
Mezun olduğum Yüksek İslam Enstitüsü, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir yüksekokul olduğundan akademik kariyere imkân vermiyordu. Ben de sosyoloji bölümünde doktora sınavlarına girerek doktora çalışmalarına başladım. Diğer taraftan hayat şartları bir görev almayı zorunlu kıldığından, muhterem hocalarımın da desteği ile mezun olduğum İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü Kütüphanesine, kütüphane memuru olarak atandım (1974).

Akademik hayat…
1977’de, Yüksek İslam Enstitülerine asistanlık kadroları verilince, kütüphane memurluğunu bırakarak Dinler Tarihi asistanı oldum. Yüksek İslam Enstitülerinde asistanlık, enstitülerde hoca olma imkânı sağlıyordu ama akademik kariyer yapma imkânı vermiyordu. 1982’de YÖK kanunu ile İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü, yeni kurulan Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesine dönüşünce, “Dinler Tarihi Açısından Şehristânî ve el-Milel ve’n-Nihal” adlı tezimle doktor (1983); “Metin, Muhteva ve Kaynak Açısından Yahudi Kutsal Kitapları” adlı başlıca çalışma ve diğer çalışmalarla doçent (1988); “Metin, Muhteva ve Kaynak Açısından Barnaba İncili” çalışması ile de profesör oldum (1994).

Çeviriler…
Bu arada Arapçadan şu kitapları çevirdim:
Muhammed Yusuf Kandehlevî, Hayatü’s-Sahabe (müşterek tercüme, 1973),
Namık Kemal, Evrak-ı Perişan (Tercüman 1001 temel serisi, sadeleştirme, 1973),
Busurî, Kaside-i Bürde (tercüme, şerh ve sadeleştirme, 1977),
Ahmed Çelebi, el-Yehudiyye / Mukayeseli Dinler Açısından Yahudilik (1978),
Neseî, es-Sünen (müşterek tercüme, 1981).

İslam Ansiklopedisi süreci…
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki derslerin yanında 1984 yılından itibaren TDV İslam Ansiklopedisinde müellif redaktör ve dinler tarihi ilim heyeti başkanı olarak Ansiklopedinin tamamlanmasına kadar görev yaptım. Pek çok maddeyi telif ve redakte ettim.  

Paris’te müşavirlik dönemi…
1985 yılında, bir yıllık süre ile Fransa’ya giderek Institut Catholique de Paris’de çeşitli ders ve aktivitelere katıldım. Dili geliştirmenin yanında hem dinler tarihi hem de Hristiyanlık alanında çalışmalar yapan hocalarla tanışmıştım. Diyanet İşleri Başkanlığının, yönetmelik değişikliği ile yurt dışı müşavirlik ve ataşelik görevlerini İlahiyat hocalarına da açması üzerine, 2005 yılında T.C. Paris Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşavirliği görevine atandım. Yurt dışı görevi benim için önemli bir tecrübe oldu. Fransa’da yaşayan 600 binden fazla vatandaşımızın din hizmetlerini görmek, onlara din görevlileri temin etmek, çocuklarının din eğitimi ihtiyaçlarını karşılamak, orada yaşayan vatandaşların çeşitli problemlerine çözüm bulmak hem farklı bir alandı hem de çok önemliydi. 2009 yılında müşavirlik görevi sona erdi ve ben tekrar Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki görevime döndüm.

Emeklilik ve yeni bir sayfa: İbn Haldun…
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesindeki görevimden yaş haddinden emekli oldum. 42 yılı aşkın süre Dinler Tarihi hocalığı yaptım. Bu alanı seçtiğim için son derece mutluyum. Dersi sevdim ve sanıyorum öğrencilere de sevdirdim. Emekliliği takiben İbn Haldun Üniversitesinden davet aldım ve şimdi artık İbn Haldun’luyum. Burada bulunmaktan çok memnunum çünkü seçkin bir akademik kadro içinde yine öğrencilerle birlikteyim ve yeni açılan bu üniversitenin vizyonu geleceğe yönelik umutları daha da artırmaktadır.