Menü
  • Fikri Bağımsızlık
  • Intellectual Independence
  • ا لا ســتقلا ل ا لفكــر ي
  • İbn Haldun Üniversitesi'nin aylık gazetesidir.
  • Açık Medeniyet Gazetesi

Algı Üzerine

Psikolojinin temel konularından biri algıdır. Algı, duyum ile yakından alakalıdır. Duyum ise beş duyu organından alınan ham bilginin beyne iletilmesidir ve pasif bir süreç olarak tanımlanabilir. Bu, beyne iletilen bilgilerin seçilmesi, organize edilmesi, yorumlanması yani aktif bir şekilde işlenmesine ise algı denir.  

Piyasadaki meşhur, “Tavşan mı ördek mi?”, “Yaşlı kadın mı genç kız mı?” gibi soruların cevaplarını aradığınız resimlerle karşılaşmışınızdır. Gerçekten de aynı resme bakarak kimisi tavşan kimisi ördek görür. Algı sürecimizi etkileyen bazı faktörler yüzünden bu farklı sonuçlara varırız. Algılarımız kişisel özelliklerimizle ayrışabilir; önceki tecrübelerimiz, hafızamız, beklentilerimiz, duygularımız vb. algı farklılıklarının temelini oluşturur. Tek bir resme bakarak o resimde ısrarla tavşan veya ördek olduğunu iddia etmek yerine diğer alternatifleri de görmeye çalışmak algımızı zenginleştirir. Algıda önemli bir konu da herhangi yeni bir bilgiyle duyu organlarından alınan bilginin işlenme sürecinin yönlendirilebilmesidir. Örneğin normalde resme bakınca tavşan gören birinin, ördek de görülebileceği bilgisiyle ördeği de görmesi gibi.

Önceki bilgi ve tecrübelerimizin algılarımızı etkilediğine iyi bir örnek olarak ise sadece ilk ve son harfleri yerinde olan, diğer harfleri karışık bir sırada yazılmış bir metni okuyabilmemiz verilebilir.

Algımızın bir özelliği de boşlukları doldurmamızdır. Yine bu konuyla ilgili meşhur bir resmi örnek verebiliriz. Üçgenin tamamlanmamış çizgileri veya dairenin eksik kısmına rağmen resme baktığımız zaman ne görüyorsun sorusunun genel cevabı: 2 yuvarlak ve 3 dairedir.

Günlük hayatımızda da algımızın boşlukları doldurma özelliği bizim ilişkilerimizi, hayata karşı yaklaşımımızı etkiler. Bazen olayları hızlı bir şekilde algılamamızı sağlarken, bazen de önceki kötü tecrübelerimizle muhatabımızın bize söylemediği şeyleri varsaydırır bize. Muhatabımızın bir hareketinin yanına biz de kendi zihnimizdeki şablon içine yerleştirip varsayımlarla doldurarak yargısız infazda ya da kendimizle ilgili çıkarımlarda bulunuruz. Hangi şablonlarla ilişkilerimizi değerlendirdiğimizin bilincinde olmak önemlidir. Bazı insanlar etrafındakileri kendisine karşı hep aynı kötü muameleye maruz bıraktığından şikâyet eder. Farklı insanlardan aynı muamele görme noktasında kendi rolünü veya ilişkilerindeki bütünü görme çabasında kullandığı şablonun problemli olduğunu düşünmezler.

Algılarımızın beynin maruz kaldığı veri bombardımanında işini kolaylaştırmak için bazı bilgileri silme, arka plana itme, bazı verileri kategorize etme veya basitleştirmek gibi yöntemlere başvurulur. Algı konusunda şekil zemin ilişkisine örnek verilen resimlerde şeklin zeminine koyduğunuz renge göre o resimde gördüğünüz şekil değişir. Örneğin beyazı şeklin zemini olarak varsayarsak gördüğümüz şey elinde borazan olan bir adam; siyahı zemin olarak varsayarsak bir yüz görürüz.

Benzer şekilde olumlu veya olumsuz tecrübelerimizi bazen o kadar ön plana çıkarırız ki onun dışında kalan her şey silikleşir, her şey ayrıntı olur. O yüzdendir ki aşkın gözü kördür ve yine o yüzdendir ki depresyona giren birinin hayatında hemen her şeyin rengi gridir.

--

İbn Haldun Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi.